|
ÖZÜRLÜLERİN YAŞAM KALİTESİ
Engelliler.Net: Mayıs 2001 tarihinde yayınlanan ‘Ufkun Ötesi
Bilim Dergisi’ Cilt 1, Sayı 1’den alınmıştır.
ÖZET
Özürlü insanların daha iyi bir yaşam düzeyine kavuşturulması toplumsal bir
sorumluluktur. İnsanca yaşama haklarının sağlanması için konuya güçlendirme
yaklaşımı açısından bakılmalıdır. Özürlü insanın toplumsal konumunun
güçlendirilmesi ve yaşam standartlarının yükseltilmesi yaşam kalitesi açısından
ele alışı zorunlu kılmaktadır.Özürlülük olgusu ve özürlü insanların sorunları,
toplumsal yapı içinde farklılıklar gösterir. Kırsal ve kentsel farklılıklar
içinde özürlü insanın yaşam zorlukları değişir. Yaşam kalitesi göstergeleri
açısından özürlülerin nesnel yaşam koşullan ve özürlülerin öznel yaşam koşulları
yeni ipuçlarını ortaya çıkarır. Güçlendirme yaklaşımı -ve hareketi-, öznel ve
nesnel yaşam koşullarının iyileştirilmesini hedefler.
Nesnel yaşam koşulları; sosyo-kültürel göstergeleri ve yaşam olaylarını içerir.
Öznel yaşam koşullan özürlü bireyin nesnel yaşam koşullarına bakışını kişisel
değişme ve gelişme perspektifini, değişme eğilimlerini, algılanan refah
düşüncesini, sorun çözme mekanizmalarını ve güçlendirme öngörülerini kapsar.
Yaşam kalitesini insan haklarıyla aşma düşüncesi, konuyla ilgili çalışmaların
ortak bakış açısı olmalıdır
Anahtar sözcükler: Yaşam kalitesi, güçlendirme yaklaşımı
GİRİŞ
Özürlülerin İnsanca Yaşama Hakları
Toplumsal yapımıza özgü demografik göstergeler, özürlülerin toplam nüfus
içindeki konumlarının ve sorunlarının büyük önem taşıdığını ortaya koymaktadır.
Özürlülüğün nedenlerinin araştırılması kadar, var olan özürlü insanlarımızın
yaşama, gelişme, yetişme, korunma ve katılım haklarının geliştirilmesi önemli
bir gereksinme olarak gözlenmektedir İnsanca yaşama açısından özürlü
insanlarınızın kişisel, sosyal ve ekonomik haklan konusu günümüzde
geliştirilmesi gereken önemli bir alandır. Özürlü İnsanlarımızın daha iyi bir
yaşam düzeyine kavuşturulması toplumsal bir sorumluluktur. Özürlü insanlarımızın
haklarının sağlanması, yararlandırılması ve geliştirilmesi beklentileri sosyal
politika alanı içinde ön sıralarda yer almaktadır.
"Özürlülerin yaşam kalitesinin yükseltilmesi”, bu doğrultudaki politikaların
temel amaç ve hedefi olarak değerlendirilmektedir
Güçlendirme Yaklaşımı
"Çağdaşlaşma Projesi", özürlü vatandaşlarımızı her yönden güçlendirici
programlar gerektirmektedir. Özürlülerin her yönden gelişerek etkin ve üretici
insanlar olarak toplumsal yaşama katılmalarının sağlanması, çağdaş sosyal
politika çizgisinin bir boyutudur.
Toplumsal yaşam içinde özürlü insanlarımızın gerçeğine bakıldığında,
paradokslar, kalitesiz yaşam koşulları, sınırlı düzeyde insanca yaşama
olanakları, yetersiz yetişme, gelişme ve katılma olanakları ve etkisiz süreçler
öne çıkmaktadır. Özürlü insanın güçsüzlüğü; kişisel, sosyal ve kültürel yaşam
koşulları içinde gözlemlenen temel bir çelişkidir. İyi niyetli, insancıl ve
duyarlı yaklaşımlar yetersiz kalmaktadır. Aile ve toplum içinde sınırlanan yaşam
süreçleri her yönden geliştirilmeyi ve güçlendirilmeyi gerektirmektedir.
Güçlendirme yaklaşımı; çoğulcu demokrasi ve insan haklan kültürünü temel alır.
Eşitlik, adalet, saygı ve hoşgörü, kişisel ve toplumsal yarar ile katılım
ilişkilerine dayanır. Kısıtlı yaşam koşullarından daha güçlü yaşam koşullarına
doğru gelişmeyi hedefler.
Özürlü insanların özgürlüğünün gerçekleştirilmesi temel amaçtır. Aydınlanma
düşüncesi ışığında, özürlü insanların kendi kaderlerini tayın etmelerine,
kişisel ve kolektif haklarının gerçekleştirilmesine dönüktür. Daha iyi bir yaşam
kalitesine ulaşmak, tüm insanlar gibi insanca yaşamak, güçlendirme yaklaşımını
gerektirir.
Güçlendirme yaklaşımı; özürlülerle diyaloga, özürlülerin sorunlarını ve
gereksinimlerini birlikte tanımlamaya, güçsüz, gelişmeye açık alanları
belirlemeye dayanır. Makro ve mikro düzeylerde geliştirilecek ulusal politika ve
stratejiler ile ulusal eylem programı gerçekçi ve geçerli bir öngörüler
bütünlüğüdür
Özürlülerin yaşama, gelişme ve katılım olanaklarını iyileştirme, koşullarını
geliştirme, güçlendirme yaklaşımının özüdür. Güçlendirme programı ulusal
politika ve stratejilerin somut açılımıdır. Toplumsal yaşam içinde özürlüleri
güçlendirmek için ulusal eylem programı ve uygulamalar; özürlülerin yaşam
standartlarını yükseltme etkinlikleri dizgesidir
YAŞAM VE ÖZÜRLÜLÜK OLGUSU
Kayıplarla Yaşama Zorluğu
Doğuştan ve sonradan olma nedenlerle yaşanılan özürlülük durumu, işlev ve organ
kayıplarına bağlı olarak yaşam kalitesini temelden etkiler. Kayıpların kişisel
ve toplumsal sonuçları yaşam koşullarını etkiler. Yaşama, yaşamını sürdürme,
bakılma, korunma, yetişme, eğitim, gelişme, katılım olanakları görece
sınırlıdır. Yaşamın kişisel ve toplumsal maliyeti artar, sürdürülebilir bir
yaşam beklentisi büyük çelişkilerle karşılaşır. Yaşamın objektif koşulları,
yaşam olayları, sübjektif yaşam koşulları ve göreli refah düşüncesi
eşitsizlikler, adaletsizlikler ve haksızlıklarla doludur. Kendini
gerçekleştirme, toplumda üretken olma, iyi bir yaşam sürme ve mutlu olma
özlemleri, desteğe, yardıma, güçlendirmeye bağlıdır
Yaşam Zorluklarını İnsan Haklarıyla Aşmak
İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi, Avrupa İnsan Haklan Sözleşmesi, Avrupa Sosyal
Şartı, Kadına Yönelik Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Uluslar Arası Sözleşmesi,
Çocuk Hakları Sözleşmesi, Avrupa Kentsel Şartı, Özürlülere Yönelik Haklar; gibi
belgeler özürlülerin yaşam zorluklarını aşmaya ışık tutan değerler, ilkeler ve
standartlarla önemli bir destek noktasıdır. İnsanca gelişme felsefesi ve öne
çıkan çağdaş zihniyet; ayrımcılığa karşı, eşitlikçi, adaletçi, hoşgörülü,
katılımı esas alan bakışları içerir. Çağdaş zihniyet ve yaklaşımlar
doğrultusunda; uygun yapıları oluşturmak ve uygulamaya dönüştürmek çıkış
yoludur. Gündelik yaşamdaki zorluklar, yetersizlikler ve sorunlar zihniyet
yanlışlığından ve geçersiz yaklaşımlardan kaynaklanmaktadır. Özürlülük,
dışlanmanın bir nedenine dönüşmekte, yaşamı sürdürme adaletsiz bir çelişkiler
yumağını üretmektedir. Özürlülere yönelik örgütsel yapılar işlevsiz kalırken,
politika üretememe, program geliştirememe, kaynak ayıramama, yapılanları
yaygınlaştırmama, tüm özürlülere ve özürlülük türlerine yönelik uygun hizmetleri
sunamama kısır döngülerle dolu bir örgütsel ağı karşımıza çıkarmaktadır. Örgütlü
çalışmalardaki eşitsizlik, verimsizlik ve kalitesizlik özürlülere sunulan
çalışmaların ortak özelliği olmaktadır
Özürlülerin bireysel ve örgütlü oluşumları; kendilerini anlatmayı, yaşam
zorluklarına çözüm aramayı gündeme getirirken zihniyet, yapı ve yetersiz
uygulamalarla da mücadele etmek durumunda kalmaktadırlar.
ÖZÜRLÜLERİN YAŞAM KALİTESİ
Özürlülerin yaşadıkları yerleşim bölgeleri, yerleşim yerleri, aile yapıları,
toplumsal çevreleri hizmet kuruluşlarının düzeyi, yaşam kaliteleri açısından
önemli farklılıklar göstermektedir. Yerleşim bölgesine ve tipine özgü koşullar,
ekonomik sosyal ve kültürel özellikler özürlülüğün yarattığı engelleri aşmada
farklı bakışlar, değer, tutum ve davranışlar doğurmaktadır.
Yerleşim bölgesinin sosyo-ekonomik koşulları. sosyo-kültürel ilişkileri ve sosyo-politik
yaklaşımları yapısal farklılıklar taşımaktadır. “Kentte ve kırda özürlü olmak"
yaşam koşulları yönünden eşit olmayan düzeyleri ortaya çıkarmaktadır. Kırsal
kesimde özürlü olmak, görece daha büyük yoksunluklar çıkarmaktadır. Kentsel
ortamlarda özürlü olarak yaşamak fırsat eşitsizliği olarak yansımakta; kentsel
yaşam olanaklarından yararlanma ve kendini gerçekleştirme düzeyini olumsuz yönde
etkilemektedir.
Eğitim yoluyla yaşama hazırlanmak, erken özel eğitim görerek akranlarından
dışlanmamak, sağlıklı yaşamak, toplumsal ilişkilere katılmak, eğitim yoluyla bir
meslek kazanmak, istihdam olanağı bulmak, gelir dağılımından dengeli pay almak,
sürdürülebilir ve kendini besleyen bir yaşamı gerçekleştirmek sorun alanları
olarak gözlenmektedir.
Özrün yol açtığı işlev kayıpları, kalitesiz bir yaşam surecine neden olmaktadır
Değer yargıları, kalıp yargılar, önyargılar şekline dönüşürken özürlünün konumu
dışlanma ve yoksulluk ile daha da marjinal hale gelmektedir. Özürlü bireyin
dünyası kişiliği, benliği, tutum ve davranışları bunlarla başetme çabası içinde
biçimlenmektedir. Yaşam beklentileri, özlemleri hep göz ardı edilen gerçekler
olarak kalmaktadır.
ÖZÜRLÜLERİN NESNEL YAŞAM KOŞULLARI
Özürlülerin nesnel yaşam koşulları; ekonomik, sosyal ve kültürel koşullarının
toplamıdır. Bu koşullara özgü yaşam olayları ise bir göstergedir
Çağdaş yaklaşım; özürlüleri, insan haklarından yararlanmayı, bunun için gerekli
özel düzenlemeleri yapmayı kurumsal hizmetleri, adaletli uygulamaları
içermektedir. Çağdaş yaklaşımın amaçlan:
1. Toplumsal yaşam içinde özürlülerin ekonomik, sosyal, kültürel ve siyasal
etkililiğini sağlamak
2. Özürlü bireylerin kendi yaşamı ve kaynakları üzerinde denetim sahibi olmasına
ve karar vermesine olanak sağlamak.
3. Özürlülüğün yol açtığı kayıp ve engellere rağmen, özürlünün var olan gücünü
ve egemenliğini kullanmasına olanak sağlayarak üretkenliğini ve yaratıcılığım
harekete geçirmek
4. Özürlülerin çoğulcu ve demokratik toplum yapısı içinde insanca yaşama ve
gelişme koşullarını geliştirmek.
5. Özürlülerin gereksinimlerini karşılama olanaklarını ve sorun çözme
yeteneklerini artırarak, yaşam kalitelerini yükseltmek, özgür ve mutlu bir yaşam
sürmelerine yardımcı olmaktır.
Özürlülerin bu doğrultuda objektif yaşam koşulları, sosyo-kültürel yaşama
kalıtımlarını ve ekonomik yönden üretken ve yaratıcı olmalarını sağlamayı
gerektirmektedir.
Özürlülerin yaşam koşullarını belirleyen göstergeler:
A. Sosyo-Kültürel Yaşam Koşulları
1 Cinsiyeti
2. Yaşı
3. Yerleşim bölgesi ve yaşadığı yer
4, Sosyal çevresi, Sosyal ve kültürel ilişkileri
5, Aile yapısı ve nüfus kompozisyonu
6. Konut durumu
7. Eğitim hakkından yararlanma düzeyi ve biçimi
3. Sağlık ve beslenme koşulları
9 Sosyal güvenlik durumu, sigortalı olma ya da sosyal yardımdan yararlanma türü
10 Kendini gerçekleştirme düzeyi
11. Sosyal yaşama katılma koşulları ve biçimleri
12. Kurumlarla ilişkileri, dernek üyeliği
13. Kentlilik bilinci ve kentlilik kültürü
14. Kentsel yaşam kolaylıkları ve düzenlemeleri
15. Özürlülere yönelik aktiviteler
16. Özürlü derneklerinin çalışmaları
17. Özürlülük tüm ve işlev kayıplarının düzeyi
Özürlü bireyin sosyo-kültürel yaşam koşulları, yukarıdaki göstergelerin bir
sonucudur. Bu göstergeler yaşam koşullarının iyileştirilmesi ve güçlendirilmesi
bakımından etkili olan boyutlardır
B. Ekonomik Yaşam Koşulları
Özürlülerin yaşam kalitesini belirleyen en önemli alan ekonomik koşullardır.
Sosyo-kültürel koşullar ekonomik koşullara göre nicelik ve nitelik kazanır.
Özürlünün ekonomik yaşam koşullarını belirleyen göstergeler:
1. Özürlülük türü ve işlev kaybının oranı
2. Eğitim düzeyi ve meslek durumu
3. Çalışma ve iş bulma koşulları
4. Çalıştığı iş türü ve iş yeri koşulları
5. Gelir düzeyi, ücret ya da maaş durumu
6. Sahip olunan mal varlığı
7. Tüketim eğilimi ve harcamaları
8. Ekonomik destek sistemleri
9. Geçim stratejileri, bütçe planlamasıdır.
C. Yaşam Olayları
Ekonomik ve sosyo-kültürel yaşam koşulları ile özürlülük durumuna bağlı olarak
engellilerin karşılaştıkları yaşam olayları, yaşam kalitesini etkileyen temel
göstergelerdir. Yaşam olayları olumlu ve olumsuz nitelikte gerçekleşebilir.
1. Ekonomik ve sosyo-kültürel göstergelere bağlı olarak özürlünün yararına
olumlu etkiler ve sonuçlar yaratan olaylar,
2. Ekonomik ve sosyo-kültürel göstergelere göre özürlü açısından olumsuz etkiler
ve sonuçlar yaratan olaylar,
3. Özürlülük türüne, işlev kaybına ve oranına göre ekonomik, sosyal, kültürel ve
ruhsal açıdan ortaya çıkan olaylar ve etkileri.
4. Doğuştan ve sonradan özürlü olma durumuna bağlı olarak yaşanan olaylar
(akraba evliliği, kan uyuşmazlığı, anne ve babanın genetik özellikleri ve
taşıdıkları hastalıklar, doğum öncesi müdahaleler, ilaç ve madde kullanımı,
doğum sırasında oluşan sorunlar, doğum sonrasındaki hastalıklar, kazalar,
afetler, yaralanma ve hastalıklar).
ÖZÜRLÜLERİN ÖZNEL YAŞAM KOŞULLARI
Öznel yaşam koşullan, nesnel koşulların bir yansıması olarak içerik kazanır.
Özürlünün kendi yaşam koşullarını algılama, anlama, açıklama, geliştirme ve
yorumlama düzeylerini yansıtır.
Öznel yaşam koşullarını tanımlayan göstergeler:
1. Nesnel yaşam koşullarına bakış açısı, açıklama düzeyi
2. Kişisel gelişme ve değişme perspektifi
3. Kişinin kendi bireysel ve sosyal yaşamındaki değişme ve gelişme eğilimleri
4 Algılanan göreli refah düşüncesi, doyum ve mutluluk düzeyi
5. Ortaya konulan sorunlar, belirtilen gereksinmeler, yardım, destek ve ilgi
beklentileri
6. Kendisi, ailesi, içinde bulunduğu sosyal çevresi ve içinde yaşadığı kesimler
için güçlendirilmesini gerekli gördüğü yanları ve önyargıları.
Öznel yaşam koşulları, özürlü bireyin ve kesimlerin nesnel koşullarına ilişkin
duygu ve düşüncelerinin toplamıdır. Bilinç düzeyini gösterir. Görelidir,
geçerlilik ve gerçekçilik açısından değerlendirilebilir. Benzer koşullarda
yaşayan kişilerin kendi yaşamlarının anlamı, farklılıklar, görelilikler
taşıyabilir. Bütüncül olarak ortak bir bilince de dönüşebilir.
1. Özürlü Bireyin Nesnel Yaşam Koşullarına Bakışı
Özürlünün ekonomik, sosyal ve kültürel yaşam koşullarına ilişkin göreli
algılamaları, değerlendirmeleri, yaşanılan sorunları ortaya koyma düzeyi,
toplumsal yaşama katkılarına, kendini gerçekleştirme düzeyine ilişkin görüşleri,
aile yaşamına ve bağlarına ilişkin görüşleri, aile sorunlarını ve
gereksinmelerini ortaya koyma biçimleri ile mesleğine ve çalışma yaşamına
ilişkin görüşleri öznel yaşam koşullarına bakışını tanımlar. Bu bakış, yaşam
kalitesini açıklayıcı bir göstergedir.
2. Özürlü Bireyin Kişisel Değişme ve Gelişme Perspektifi
Özürlü insanın kendi yaşantısıyla ilgili değişme ve gelişme perspektifi, yaşam
kalitesinin önemli bir boyutudur. Özürlü bireyin yaşamındaki değişmenin
niteliği, yönü, değişme sorunları, engelleri konularındaki görüşleri kendi
yaşamına ilişkin en önemli algılamalarıdır
Özürlünün kendi eylemleri, değişme, gelişme ve güçlenme için girişimleri, yaşam
kalitesini yükseltme çabalarını gösterir. Bu çabalar, eğitim görme, kendini
geliştirme, ailesini, mesleğini, işini geliştirme, yaşamını kolaylaştırma ve
karşılaştığı sorunları aşma gibi somut ve nesnel koşullara ilişkin çabalardır.
3. Özürlünün Kişisel Yaşamındaki Değişme Eğilimleri
İnsanca gelişme ve yaşama açısından, engel ve kayıplara rağmen, ortaya konulan
çabaların sağladığı gerçekleşmeler, atılan adımlar, sağlanan kazanımlar ve
sürdürülebilir bir yaşamı gerçekleştirme için verilen savaşımlar değişme
eğilimlerini açıklar.
Özürlünün bilgiden uygulamaya geçmesi; değerlen, tutum ve davranışlara
dönüştürmesi; kişisel ve sosyal yaşam koşullarını geliştirmesi konularında
kişisel ve çevresel destekler önemlidir.
Özürlünün kendi durumunun ve yaşamının farkına varması, anlaması, başkalarının
yaşamını görmesi, ortak ve farklı yanları anlaması, yaşamı paylaşması ve
dayanışma çabasına yönelmesi gibi faktörler kişisel yaşamın gelişmesini
sağlayıcı etmenlerdir.
Özürlü için çelişkiler yaratan durumlar ve sorunları görmek, çözüm yollarını
düşünmek, istemler olarak sergilemek, yaşamı değiştirmenin önemli yollarından
biridir. Bu açıdan değişme sorunlarını görmek, engeli tanımlamak, sorunlar ve
engellen aşmak düşüncesi önemli bir eğilimdir.
Özürlülerin ekonomik, sosyal ve kültürel açılardan güvenli, destekli ve
geliştirici koşullar içinde yaşamaları önemlidir. İlkeli, bilinçli ve tutarlı
bir yaşam herkes için geçerlidir.
4. Özürlünün Sorunlarını Ortaya Koyması, Destek ve İlgi Beklentileri
Özürlülük türü ve İşlev kayıpları, özürlü için farklı, özgün sorunlar ve
gereksinmeler ortaya çıkarır. Oluşan engellerin, kişisel zorlukların ve
yoksunlukların aşılması gereklidir. Özel olarak sağlanması gereken olanaklar ve
düzenlenmesi gereken koşullar öncelikle bir toplumsal sorumluluk alanıdır.
Toplumsal olarak, organize çalışmalarla gerekli hizmetlerin özürlülere sunulması
toplumsal bir görevdir. Bu konularda özürlü bireylerin de kişisel ve örgütlü
olarak istemlerini ortaya koymaları, kişisel hak ve özgürlüklerinin, sosyal ve
ekonomik hakların, katılım haklarının bir gereğidir.
5. Özürlü Bireyce Algılanan Göreli Refah Düşüncesi
Özürlü insanın kendi yaşam dünyasında algıladığı refah düzeyi, görelidir. Sahip
olunan ekonomik, sosyal ve kültürel koşulların düzeyi, algılanan refah düşüncesi
olarak ortaya çıkar. Yetersizlikler, yeterlilikler, eksikler, olması gerekenler
yanında insanca yaşamanın gerçekleşme düzeyi algılanan doyumun ve
duyumsuzlukların birer göstergesidir. Varolan yaşam standartlarının sağladığı
mutluluklar, bunu ifade etme ve anlatım biçimleri doyum düzeyini açıklar. Doyum
düzeyi; özürlü bireyin kendine özgü yaşam koşulları içinde, kişisel, sosyal,
kültürel, ekonomik ve ruhsal değerlendirmelerinin toplamıdır. Kişisel
özellikler, ruhsal durum, sosyal ilişkiler ve ekonomik koşullar algılaması,
gerçeğe ilişkin düşüncelerin oluşmasında etkilidir.
Özürlü bireyin kendine özgü koşulları, yaşadığı güçlükler, çelişkiler,
yoksulluklar, algılanan refah düzeyine açıklık kazandırır. Özürlü bireyin diğer
insanlarla ve onların yaşamlarıyla ilgili olarak yaptığı karşılaştırmalar,
algılanan refah düşüncesinin oluşmasında etkilidir. Özürlü bireyin bakışı,
değişme eğilimleri, girişimleri, başarı ve başarısızlıkları, algılanan refahın
ve sağlanan yaşam doyumunun açılımlarını sergiler
6. Güçlendirme Öngörüleri
Herkes için olduğu kadar, özürlüler için de yaşamın geliştirmesi, özgür ve mutlu
bir yaşam düzeyine alışmak bir haktır. "Çağdaş Toplum Projesi”, özürlülerin de
yaşama koşullarının iyileştirilmesini içerir. Özürlülerin kişisel ve sosyal
yaşama katılımlarını sağlayıcı, her yönden gereksinmelerini karşılayıcı bir
güçlendirme projesinin gündemde olması gerekir. Güçlendirme öngörüleri;
özürlülük türüne göre çeşitlenen, çoğulcu, geniş spektrumlu bir insanca yaşama
projesidir. Kişisel ve grupsal olarak ele alınacak öngörüler demeti, genel amaç
ve hedefleri özür türlerine göre ortaya koyan, gerçekçi politika ve stratejilere
dayalı, uygulanabilir programları içeren, ülke genelinde tüm özürlüleri
kapsayan, yaygın, örgütlü organize etkili ve verimli işleyen etkinlikler
bütünlüğüdür.
Özürlülerin algıladıkları refah düşüncesi, kişisel ve örgütlü olarak böyle bir
çağdaşlaşma öngörüsünü içermelidir. Kendisi ve başkaları için gerekli olan özel
hizmet ve destek sistemlerinin oluşturulması düşüncesi günce! bir öneme
sahiptir.
SONUÇ
Bu yazıda, özürlülerin yaşam kalitesini anlamak ve açıklamak için bir kavramsal
model geliştirilmiştir. Bu konuda, yeni bir çalışma ve araştırma konusu gündeme
getirilmesi düşüncesi yol gösterici olmuştur.
Günümüz dünyasında, özürlülerin insanca yaşama hakları vardır. Güçlendirme
yaklaşımı çerçevesinde, özürlülük olgusuna ve özürlülerin yaşamlarına bakmak,
yeni bilgiler ve kavramlar üretilmesine yardımcı olacaktır.
Yaşam zorluklarını insan haklarıyla aşmak düşüncesi; konuya yeni zihniyetlerle
yaklaşımı, yeni yapılan oluşturmayı ve özgün uygulamaları üretmeyi zorunlu
kılmaktadır.
Özürlülerin yaşam kalitesini yükseltmek ve yaşam standartlarını iyileştirmek
için nesnel ve öznel yaşam koşullarını daha iyi görmek ve araştırmak gereklidir.
Gerçekleştirilecek araştırmalar ışığında, özürlülerin yaşamlarını güçlendirici
öngörülen somutlaştırmak ve çağdaş toplum projesi doğrultusunda, özürlü
insanlarımız için gerçekçi, geçerli etkinlikler ve hizmetler üretmek
kolaylaşacaktır.
KAYNAKÇA
1. Cılga, İbrahim, Gençlik ve Yaşam Niteliği, Ankara: Gençlik ve Spor Genel
Müdürlüğü Yayınları, 1994.
2. Cılga, İbrahim, “Türkiye'de Kimsesiz ye Zihinsel Özürlü Gençlerin Sosyal
Konumu”, Saray Rehabilitasyon Bilim Dergisi, S: 1, s. 22-26, 1999.
3. Cılga, İbrahim. "Özel İlgi ve Eğitime Gereksinimi Olan Gençlik”, Saray
Rehabilitasyon Bilim Dergisi. S: 2, 3-4, s. 2-4: 2-5. 1999.
Geri
|